|  ISSN: 2757-6558   |  e-ISSN: 2757-6558

Cilt 1 Sayı 1 (Aralık 2020)

Sayı Bilgileri

Issue Information

ss. i - vi

Özet

Anahtar Kelimeler:

Orjinal Araştırma Makaleleri

COVID-19 Salgını İle Mücadelede Davranışsal İktisadın Rolü

Veysel KARAGÖL

ss. 1 - 10

Özet

COVID-19 salgını, kamu otoritelerini yeni halk sağlığı politikaları arayışlarına itmiştir. Bu uğurda izolasyon, karantina, maske-mesafe-temizlik gibi bazı uygulamalar devreye sokulmuştur. Ancak davranışsal iktisadın öngördüğü irrasyonel bireylerin bazı bilişsel yanlılıkları, onların zaman zaman bu kurallara uymamalarına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bireylerin COVID-19 sürecindeki bilişsel yanlılıklarının ön planda olduğu halk sağlığı politikası önerileri sunmaktır. Buna yönelik olarak planlanacak etkili dürtme tasarımlarının kamu otoritelerine ve irrasyonel bireylere yardım edebileceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Davranışsal İktisat, Dürtme, Kamu Politikası, COVID-19

The Evolution of Development Discourse and the Meaning of Development-I: 1950-1980

Furkan TÜZÜN

ss. 11 - 23

Özet

The mainstream development discourse as well as its objectives and strategies witnessed great evolution since WWII. In every stage of its evolution, the term “development” expanded its meaning, covering more and more economic and social concepts. The present paper aims to identify the evolutionary stages of development with regard to the meaning attached to the discourse since WWII until 1980. Identification of such an evolutionary path helps development thinking to learn from its own history, build future ideas, and therefore show progress. Examining theories and associated political practices within the realm of development discourse for the intended time interval, two observable trends catch attention throughout the evolution of development discourse. One is the trend of disaggregation. New approaches from WWII onwards have continuously developed by disaggregating the total economy into its sub-contents such as agriculture, employment, and poverty. The second one is the trend of development ideas becoming more human-centered over time.

Anahtar Kelimeler: Development, Development Discourse, Development Thinking

Katılım Bankası Çalışanlarının İslami Finans Hassasiyeti Üzerine Bir Araştırma

Cemil BALKANLI, Fatih YARDIMCIOĞLU

ss. 24 - 56

Özet

Katılım bankaları, inancı gereği faizden uzak durmaya çalışan kişilerin finansal ihtiyaçlarına çözüm bulmak ve tasarruflarını ekonomiye kazandırmak fikrinden doğmuştur. Dolayısıyla katılım bankası uygulamalarının İslam inancının gereklerine uygun olması beklenmektedir. Diğer yandan, karar vericiler tarafından belirlenen politikaların sistemin uygulayıcısı olan katılım bankası personelleri tarafından nasıl hayata geçirildiği de önemlidir. Zira İslami hassasiyetlerle hareket etmek üzere kurulmuş olan katılım bankalarının çalışanlarının da benzer şekilde İslami finans prensipleri konusunda hassas olmaları beklenmektedir. Katılım bankası çalışanlarının İslami finans hassasiyetinin araştırılması amacıyla yapılanbu çalışmada sosyal bilimlerde en sık kullanılan yöntemlerden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde katılım bankası çalışanlarının zaman zaman İslami finansal çerçeve dışına çıkarak hareket edebildiği tespit edilmiş olmakla birlikte genel olarak katılım bankacılığı ve İslami finans prensiplerine bağlı oldukları görülmüştür. 

Anahtar Kelimeler: İslami Finans, Katılım Bankası, Çalışan, Hassasiyet

Tarihsel Süreçte İltizam Sisteminin Sosyo Ekonomik Etkileri; Devlet Erkinin Kişisel Kullanımı “Mültezim”

Mehmet Emin YARDIMCI, Erkan OFLAZ, Oktay MENECLER

ss. 57 - 68

Özet

Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış sebeplerinden olarak değerlendirilen ayanların yükselişinin ilk evresi, iltizam sisteminin uygulamaya koyulmasıydı. Osmanlı toprak sistemi klasik çağda Osmanlı militarizmini besleyen tımar sistemiydi. On yedinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gerek maaşlı ordu birliklerinin sayısının artması gerekse de yapılan savaşlarda ki maliyetlerin artışı Osmanlı maliyesinde boşluklar oluşturmuştu. İltizam sistemi hazinenin nakit ihtiyacını gidermek için kullanılan genel bir politika aracı oldu. Tımar sisteminin nüfus yönetimini kolaylaştırıcı yanı uygulamaya konulan iltizam sistemi ile merkezi otoriteyi zayıflatmıştı. İltizam sahibi olan mültezimler zamanla merkezi otoriteden bağımsız yerel otoriteler haline gelmişti. Çalışmanın amacı Osmanlı iltizam sisteminin birçok medeniyetin potası haline gelen Osmanlı imparatorluğunda uygulama başarısızlığının tarihsel süreçteki erken dönem uygulamalarla kıyaslanmasıdır.

Anahtar Kelimeler: İltizam, Mültezim, Toprak Yönetimi, Devlet, Antik Çağ

İaşe Temelli Ekonomik Model: Osmanlı Örneği

Mehmet BATMAN, Sema YILMAZ GENÇ

ss. 69 - 81

Özet

Osmanlı iktisadi modelinin özünde reayanın ve İstanbul’un iaşesi ön planda tutulmaktadır. İktisadi yapını başarısı bolluk ile ölçülmektedir. Ticari malların nüfusun yoğun olduğu bölgelere ulaştırılması sorunu Osmanlı’dan önceki imparatorluklarda da öncelenmiş bir konudur. Osmanlı imparatorluğunun ekonomik modelinde Mısır’dan İstanbul’a gelen tahılın önemsenmesi durumu aynı şekilde Mısır-Roma hattında Roma imparatorluğunda da karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı’dan önce İslam uygarlığında ve Bizans’ta da karşımıza çıkan asker tedarikine dönük toprak yönetimindeki idari yapılanma, tarımsal üretimi önceleyen merkezi idareye bağlı mikro ölçekli bir iktisadi yapıdır. Osmanlı imparatorluğunun taşra yapılanması Tımar sistemi olarak literatürde yer almaktadır. Tımar sistemi merkezi idare tarafından denetlenen ve yerel otoritelere devredilmiş bulunan büyüklüğüne göre çeşitli isim ve yönetim tarzı ile geleneklere sahip idari ve iktisadi bir yapıdır. Sistemin temelinde denetlenebilir olma ve hesaplanabilir olma ilkeleri bulunmaktadır. Sistem merkezi idarenin yıllık olarak toplayabileceği vergi, sahip olduğu asker ve reayanın durumu hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktadır. Günümüzde merkezi planlamanın ve öngörülebilirliğin iktisadi sistemdeki önemi yerini korumaktadır. Makalenin amacı Osmanlı klasik döneminde iktisadi yapının gerek reayanın huzuru gerekse devletin gücü bakımından üstünlüklerini, imparatorluğun piyasa dinamiklerinin dönemin ekonomi politiğine etki kabiliyetini izah etmektir.

Anahtar Kelimeler: Osmanlı, İktisat, Reaya, Merkez, Planlama, İaşe